kurban Bayramının Anlamı

Kurban Bayramı Nedir

1. Yakın olma, yaklaşma manasına, Hazreti Allaha yakınlaşabilmek için kesilen hayvandır. Gerçek manada insan kendisini Hazreti Allaha kurban niyetiyle hayvanını keser.

2. Hazreti Allaha ibadet maksadıyla, muayyen zamanlarda, belirli şartlarda, uygun bir hayvanı, usulüne riayet ederek kurban etmektir.

3. “Et bayramı” değil, yoluna “kurban” olma ve arkasından da bunu bayram olarak bilerek yaşayabilme günüdür.

4. Şöhretin, nefsin, şehvetin, kibrin, dağıntaşın, menfaat için bir insanın, makamın ve mevkiinin kurbanı değil “Allah’ınKurbanı” olabilmektir.

5. Kurbanın ne etleri ne de kendileri Hazreti Allaha ulaşır. Ona ancak takva sahiplerinin takvası ulaşır.

Hazret-i İbrahim ve Hazret-i İsmail’den önce insanlar kurban kesiyorlar mıydı?

Evet, yeryüzünde insanoğlu var olduğu günden beri hak dinlerin emirlerine uyarak kurban kesilmektedir. Sure-i Maide’nin 27. ayetinin tefsirinde, Hazret-i Âdem’in oğlu Habil’in bir koçu kurban ettiği anlatılmaktandı. (Kurtubi tefsirinin c. 6, s. 134)’de ifade edilmektedir.

Zilhicce: Arabî ayların on ikincisidir. İçerisinde hac ibadeti ve Kurban bayramı vardır. Zilhicce ayının onuncu günü Kurban Bayramıdır.

Kurban Bayramı Tarihçesi

Kurban kesilmesi eyleminin bir gelenek ve adama olarak dini tarihteki yeri çok eskilere Hz. Muhammed’den de önceye dayanıyor. Kuran-ı Kerim’de de yer verildiği şekliyle Hz. İbrahim’in Allah’a olan sevgi ve bağlılığını göstermek için oğlunu kendisine kurban etmeye karar vermesi sonrasında gökten inen  kurbanlık hayvanı kesmesi ile kurban geleneğinin başladığı kabul edilir.

Kuran – ı Kerim’de söz konusu olay, Saffat suresinde 100-111. Sırasındaki şu ayetlerle indirilmiştir. “Rabbim! Bana iyilerden olacak bir evlat ver!”/Bunun üzerine kendisine akıllı ve edepli bir erkek çocuğu olacağını müjdeledik. /Çocuk, babasıyla beraber iş güç tutacak yaşa gelince babası ona, “Yavrucuğum, dedi, rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; düşün bakalım sen bu işe ne diyeceksin?” Dedi ki: “Babacığım! Sana buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden biri olarak bulacaksın.” /Her ikisi de (ilâhî buyruğa) teslim olunca ve babası onu yüz üstü yatırınca, /“Ey İbrâhim” diye ona seslendik; /“Tamam, rüyanı gerçekleştirmiş oldun.” İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz./ Bu, kesinlikle apaçık bir imtihandı. /Biz, (oğlunun canına) bedel olarak ona değerli bir kurbanlık verdik. /Onun hakkında, “İbrâhim’e selâm olsun!” ifadesini sonradan gelen nesiller arasında devam ettirdik. /Evet, iyileri işte böyle ödüllendiririz. /Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandı” Kesin olan bir bilgi olmasa da kronolojik ve arkeolojik araştırmalardan ortaya çıkan sonuçların yorumlanmasıyla Hz. İbrahim’in MÖ. 2000 – 3000 dönemlerinde yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu da kurban geleneğinin kökenlerinden bugüne 4000 yılı aşkın bir kültür olduğunu göstermektedir.

Kutsal kitaplarda Hz. İbrahim’e atıf sürekli yapılır ve bu nedenle ilahi dinler olarak kabul edilen 4 din, İbrahimi dinler olarak da adlandırılır. Hz. Muhammed’in yaşadığı dönemde bu geleneğin bir devamı olarak yine İslami kaynaklara göre ilk Kurban duasını 624 yılında yapmıştır. Hz. İbrahim’den bu yana Hac ziyaretinde yapılan Kurban kesmenin İslam dininde vacip olması bu şekilde olmuş, Hz. Muhammed, cemaate bayram namazı kıldırdıktan sonra iki kurban keserek birini Allah’a birini de Allah rızası Muhammed’in hanesine ve hane halkına diyerek dua etmiştir. Hz. Peygamber’in sözleri ve uygulamalarının yanı sıra Hacc suresinde inen ayetlerle birlikte o tarihten bu yana Müslümanların iki bayramından biri olagelmiştir.

Hacc Suresi’nin 37. Ayetinde; “Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin O’nun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah’ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. Ey Muhammed, iyilik yapanlara müjde et” buyrulmaktadır. İslam’a göre Kurban kesmek vaciptir, farz değildir. Farz ile vacip arasındaki fark ise yapılması farz olan emirlere vacip tanımlaması olarak düşünülebilir. Geçmişten gelen gelenek ve uygulamalarla maddi yeterliği olan Müslümanlara kurban kesmek vaciptir. İslam’ın baz aldığı takvim olan Ay takvimine göre Zilhicce ayının 10. Gününden başlayarak 4 gün süreyle kutlanan Kurban bayramının tarihi, ülkemizde Gregoryen Güneş takvimi kullanıldığı için her yıl değişmekte ve bazen bir tam yıl içinde iki kez kutlanabilmektedir. Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı arasında kabaca 2 ay bulunmaktadır.

Teşrik Tekbirleri

Zilhiccenin dokuzuncu günü, yani Kurban Bayramının arefe günü, sabah namazından başlayarak, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar olan, her farz namazın selâmından sonraki alınan tekbirler.

Bir yanıt yazın 0

Your email address will not be published. Required fields are marked *