V İle Başlayan Erkek İsimleri

Vabil : İri damlalı yağmur

Vacid : Yaratan, meydana çıkaran

Vacip : Dini (şer’i) bakımdan terkedilmesi doğru ve uygun olmayan, kesinlik bakımından farzdan sonra gelen

Vafe : Nasip, kısmet

Vafi : Yeter, tam. Sözünde duran, sözünün eri

Vafid : Elçi, temsilci, rasul

Vafir : Çok, bol

Vaha : Çöllerin su bulunan kesimlerinde oluşan bitkili alan

Vahap : Bağışlayan, ihsan eden

Vahat : Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yerler. Vahalar

Vahdet : Teklik, birlik, allah’ın tekliğini kabul etmek

Vahdettin : Dinin tekliği, birliği

Vahdi : Bir ve tek olmayla ilgili

Vahid : Tek ve eşsiz, allahın isimlerinden

Vahiddin : Tek din, dinin tekliği

Vahip : Bağışlayan, bağışlayıcı

Vahit : Tek, yalnız

Vaid : Birini iyiliğe sevk ve kötülükten uzaklaştırmak için korkutma, yıldırma

Vail : Sığınan, kurtulan. Sahabe adlarındandır

Vaiz : Dinsel öğütlerde bulunan kimse

Vakar : Ağırbaşlılık, haysiyetini koruma, temkin sabır, heybet

Vakıf : Bir şeyi elde eden, bir işten haberli olan

Vakia : Vuku bulan, olan, düşen, olagelen, rastlayan

Vakkas : Ağırbaşlı, temkinli

Vakur : Ağırbaşlı, temkinli

Vala : Yüksek, yüce

Valaşan : Şanı yüce, şanlı

Valay : Yükseklik, yücelik

Valek : Kurt anlamında kullanılmaktadır

Vali : Bir vilayeti idare eden en büyük memur

Valih : Şaşakalmış, hayret etmiş, hayran

Vamık : Seven, aşık

Varaka : Tek yaprak, tek kağıt. Yazılı kağıt

Vareste : Kurtulmuş. Serbest, rahat, azade

Vargın : Giden, varan

Varış : Zeka, anlayış, akıl

Varid : Gelen, vasıl olan, erişen

Varlık : Var olan her şey; önemli, yararlı, değerli şey; var oluş; para mal, mülk ve genel olarak zenginlik varol her zaman yaşa

Varol : Sağlıklı, uzun yasa

Vasfi : Nitelikle ilgili

Vasıf : Vasfeden, vasıflandıran. Bir kimse veya şeyi başkalarından ayıran kendine has hal, nitelik hususiyet

Vasık : Güvenilen, emin, mutemed. Abbasi halifelerinden birinin unvanı

Vasıl : Ulaşan, kavuşan, yetişen

Vasi : Vasiyeti yerine getiren, vesayeti yüklenen kimse, henüz reşid olmamış çocuğun işlerine bakmakla mükellef kimse

Vassaf : Niteliklerini bildirerek anlatan ya da öven. Vassaf el-Hazrat. İranlı tarihçi, yazar

Vassal : Vasleden, ulaştıran, birleştiren. Sayfalan yapışan, eski yazılı bir kitabın sayfalarını ayıran sanatkar.

Vatan : Yurt, ülke

Vazah : Beyaz, güzel yüzlü adam

Vecaheddin : Dinin yüceliği, onuru. Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır

Vecdet : Zenginlik, varsallık

Vecdi : Coşkunlukla ilgili

Vechi : Yüzle ilgili, yüze ait

Vecid : Bir şeyin güzelliği karşısında kendini kaybedecek dereceye gelmek, coşkulanmak

Vecih : Yüz, çehre. Tarz, üslup.

Vecihi : Güzellik, hoşluk, uygunlukla ilgili

Veciz : Kısa, derli toplu

Vedat : Sevgi, dostluk

Vedi : Başkasının malını saklamakla görevli kimse

Vediatullah : Allah’ın emaneti, dini. Kadınlar da Allah’ın emaneti olarak nitelenmişlerdir

Vedid : Dost, sevgisi çok olan. Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır

Vedud : Çok muhabbetli, çok şefkatli. Allah’ın isimlerinden. İyi kullarını sevip onlara rahmet ve rızasını irade eden yüce Allah. -(bkz. Abdülvedud). Kur’an’da Hud, ayet: 90; Buruc, ayet: 14’te zikredilmiştir.

Vefa : Sözünde durmak, dostluğunu sürdürmek

Vefai : Vefa ile ilgili

Vefakar : Sevgisi geçici olmayan, vefası olan

Vefi : Vefalı, bağlı, tam, mükemmel

Vefik : Yoldaş, aynı fikirde olan

Vefir : Çok, bol

Vefret : Çokluk, bolluk

Vehbi : Allah vergisi

Vehhab : Çok hibe eden, bağışlayan. Sayısız nimetler veren yüce Allah. Bu isim Esmau’l-Hüsna’dan-dır. Kur’an-ı Kerim’de, Al-i İmran, ayet: 8; Sa’d suresi ayet: 9 ve 35’te geçmektedir. (bkz. Abdülvehhab).

Vehhac : Çok parıltı. Çok alevli

Vekil : Başkasının yerine ve adına hareket eden veya konuşan. Asıl vazifelinin yerine çalışan, bir vazifeyi geçici olarak idare eden.

Vekkad : Parlak, aydınlık, ışıklı.

Vela : Yakınlık, sahiplik. Efendisinin, azat ettiği köle ve cariyesi ile olan münasebeti ve onlar üzerindeki hakkı.

Veladet : Doğuş, dünyaya gelmek, ortaya çıkmak.

Veli : Sahip, ermiş, eren

Velican : Candan, dost, yakın

Velid : Yeni doğmuş çocuk. Erkek çocuk, köle. Sahabe isimlerindendir

Veliyullah : Allah’ın sevgili kulu. Allah’a teslim olmuş, onun hakimiyet ve sultasının dışında hakimiyet ve sulta tanımayan. Yalnızca Allah’ı, rasulünü ve mü’minleri dost edinen

Veliyüddin : Dinin sahibi. Dinin dostu

Velu : Bir şeye fazla düşkün olan

Vemiz : Bulut arasından görünen ışık.

Verdi : Güle ait, gül ile ilgili

Vergin : Verici, özverili kimse

Verim : Ortaya çıkan, beklenilen, istenilen sonuç

Verka : Yabani güvercin, üveyik

Verrak : Kağıtçı. Ünlü Arap kelam bilgini: Ebu İsa Muhammed b. Harun el-Verrak

Verşan : Çevreye şan ver, ünlen, ünlü ol.

Vesamet : Güzellik, güzel olma

Vesik : Çok sağlam, güçlü

Vesim : Güzel yüzlü

Veyis : Yoksulluk, muhtaçlık

Veysel : Kurt

Veysi : Yoksul, muhtaç

Vezir : Osmanlı devletinde, askeri ve idari en yüksek derece olan vezirlik rütbesinde olan kimse

Vidad : Sevme, sevgi. Dostluk

Visam : Damgalı, nişanlı

Volkan : Yanardağ

Vural : Vurarak al, vurup al

Vuralhan : Vural han

Vurgun : Vurulmuş çok sevmiş kimse, tutkun

Vuska : Çok sağlam, pek kuvvetli. Urvetul-Vuska (Pek sağlam kulp) müslümanlık

Vusta : Orta, ortada bulunan, arada olan, iç

Bir yanıt yazın 0

Your email address will not be published. Required fields are marked *