Hürrem Sultan

Batılı tarihçiler tarafından Roxelana, Roza, Rossa, Rosanne, Ruziac ve La Rossa; Osmanlı tarihçileri tarafından Haseki ve Hürrem Sultan diye tanıtılan bu kadın, Osmanlı Hanedanı’nın ilk meşhur ve maruf sultanıdır. Osmanlı tarihindeki kadınlar saltanatı bununla başlamıştır. Birçok tarihçiler bir Rus papazının kızı olduğu üzerinde ısrar ederlerse de, İtalyan ve Fransız olduğunu iddia edenler de vardır. Hürrem Sultan bir akın esnasında esir alınmış ve padişaha takdim edilmiştir. Cariye olarak Osmanlı sarayına girdiğinde 14-17 yaşlarında idi. Bazı tarihçiler onu İbrahim Paşa’nın Kanuni’ye takdim ettiğini yazmaktadır.

Belki de neşeli olduğundan ona Hürrem adı verilmiştir. Hürrem Sultan çok güzel değildi ama mütenasip vücudu, biraz kalkık burnu, beyaz ve göz çekici teni, manalı bakışları ve tebessümleri ile derhal göze çarpıyordu.

Kanuni Hürrem’i görür görmez sevmiş, bu ilişkiden bir çocuğu olmuştur. Hürrem çocuğu olunca sa-raydan ayrılmak istemiş, bunun üzerine Kanuni, geleneklerin aksine Hürrem’i nikâh ile almak zorunda kalmıştır. Bundan sonra birçok erkek çocuk doğurdu.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’ı sevmesi, ilk hasekisi olan, Sultan Mustafa’nın annesi Mahidevran Kadın’ı sinirlendirdi. İkisi arasında bir çekişme ve rekabet başladı. Fakat padişahın annesi Hafsa Sultan’ın baskısı ile bu rekabet önlendi. Hafsa Sultan’ın ölümünden sonra, Hürrem Sultan Osmanlı hareminin biricik hakimi oldu.

Rakibesi Mahidevran Kadın’ı oğlu şehzade Mustafa’nın yanına göndertti. Sultan Mustafa taraftarı vezir-i azam İbrahim Paşa’yı öldürttü. Bir adamını vezir-i azam yaparak saltanatın yolunu oğullarından birisine açmak istedi. Kızı Mihrimah’ı Rüstem Paşa ile evlendirdi. Böylece Hürrem Sultan – Mihrimah Sultan – Rüstem Paşa’dan oluşan üçlü bir ittifak kuruldu.

Hürrem Sultan kurnaz, güzel yazan ve konuşan bir kadındı. Oldukça iyi şiirler de yazıyordu. Kanuni yaşlandıkça onun daha çok etkisi altında kalıyor, her dediğini yapıyordu. Kanuni’nin büyük oğlu Sultan Mustafa, üçlü ittifakın entrikaları sonucunda Konya Ereğlisi’nde öldürüldü.

Oğullarından Bayezid’in padişah olmasını istiyordu. Fakat hayatı son yıllarda hastalıklı geçti. Kocası Kanuni ile beraber gittiği Edirne’den dönünce İstanbul’da öldü (1558). Oğlu Selim, Kanuni’den sonra padişah oldu.

Bir yanıt yazın 0

Your email address will not be published. Required fields are marked *