Fatih döneminde Osmanlı İmparatorluğu nasıl bir ge­lişme gösterdi?

Halil İnalcık, II. Mehmed’i imparatorluğun gerçek kurucusu olarak kabul eder ve Fatih’in İstanbul’u alması ile birlikte Fetret Devri’nin gerçek manada bitirildiğini söyler.

Boğazlar’da, Osmanlı hakimiyeti kurulmuş, Balkanlar’da sınırlar Tuna’ya kadar genişletilmiş ve buralardaki topraklar emniyet altına alınmıştır. Anadolu ve Rumeli’deki Osmanlı toprakları birleştirilmiştir. Uzun Hasan tehlikesinin ortadan kaldırılması, hem Osmanlılar’ın Timur’dan itibaren içine girdiği doğu­dan gelecek tehlike sendromundan kurtulmalarını, hem de beyliklerin ondan alacağı desteği önleyerek, Anadolu topraklarında hakimiyeti tesis etmesini sağlamıştır. Kırım’ın ve Karadeniz kıyılarının Osmanlı İmparatorluğu’na dahil edilmesi ile birlikte Karadeniz’de belirli bir üstünlük kurulmuştur.

Fatih’in en önemli icraatlarından birisi de İstanbul’un yeniden imar ve inşasıdır. Bu, İstanbul’un fethi kadar önemlidir. Şehirden kaçan Rumlar geri getirilmeye çalışılmış, Ermeni patrikliği İstanbul’a taşınmış, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden Türkler getirilerek, İstanbul’a iskân edilmiştir. Nüfus yönünden büyütülmeye çalışılan şehir, Fatih’in teşvikleri ile vezirleri tarafından birçok eserle süslenmiştir. Kapalıçarşı’nın inşaatı ile İstanbul, hâlâ önemini koruyan bir ticaret merkezine kavuşmuştur.

Osmanlı devlet teşkilatı ana yapısına bu dönemde kavuştu. Bürokrasiden saray teşkilatına, maliyeden askerî örgütlenmeye kadar birçok düzenleme bu dönemde yapıldı. Fatih’in hükümdarlık dönemi tarihçilikten edebiyata, mi­mariden medrese eğitimine, bürokrasiden saray idaresine kadar birçok alanda klasikleşmenin başlangıcıdır.

Bir yanıt yazın 0

Your email address will not be published. Required fields are marked *