Anlatım Biçimleri/Teknikleri Nelerdir? Örnekler
Yazarların bir konuyu ya da düşünceyi ortaya koyuş biçimine anlatım tekniği denir. Yazarların anlatım tekniği, anlatacağı konuya göre değişir.
Bu yüzden yazarlar, ele alacakları konuya en uygun anlatım tekniğini seçmelidir. Çünkü bir olayı anlatmakla bir düşünceyi anlatmak aynı değildir. Bunlar farklı anlatım tekniklerini gerektirir.
Yazar, olayı anlatırken öyküleme tekniğinden; düşüncesini anlatırken de açıklama tekniğinden yararlanabilir. Üstelik konuya uygun anlatım tekniğini seçmek, yazarın anlatım gücünü etkili kılar. Şimdi anlatım tekniklerini inceleyelim:
1. Öyküleme
Belli bir zaman içinde gerçekleşen olayları hikaye etmeye öyküleme denir. Bu anlatım biçiminde yaşanan olaylar ön plana çıkar. Olayların anlatılmadığı bir yerde öykülemeden söz edilemez. Öykülemede olaylar aktarıldığından zamana bağlı olarak bir değişkenlik, hareketlilik söz konusudur.
Örnek: Sabahleyin mutfak tarafından gelen bir sesle irkildi. Seslendi, kimse cevap vermedi. Merak ederek yürüdü mutfağa doğru. Kapı açıktı, içeri baktı, kimseyi göremedi. Gürültünün dışarıdan gelmiş olabileceğini düşünerek tam geri dönüyordu ki, bir tıkırtı daha işiterek durakladı. Adımını içeri atmasıyla birlikte tel dolabın arkasından kocaman bir kedi fırladı. Korkuyla gerildi bir an, sonra durdu. Şaşkın şaşkın bakındılar birbirlerinin yüzüne.
# Bu parçada sözü edilen kişinin “mutfakta yaşadıkları” anlatılmış. Olaylar parçadan da anlaşılacağı üzere belli bir zaman içinde “sabahleyin” gerçekleşmiştir. Dolayısıyla parçada olaylar ağır bastığından öyküleme tekniğinden yararlanılmıştır.
2. Betimleme
Yazarın gözlemlediklerini okurun gözünde canlanacak biçimde aktardığı anlatım biçimine betimleme denir. Betimleme tekniğinde görsellik ön planda olduğundan varlıklar ayrıcı özellikleriyle aktarılır. Varlıkların biçim, durum, renk gibi ayrıntıları üzerinde durulur.
Örnek: Karşıda sapsarı ova görünüyor. Ortasından kıvrıla kıvrıla çay geçiyor ovanın. Çayın hemen kıyıları koyu yeşil. Söğüt ve kavak ağaçları… Dışarıya doğru tarlalar… Kimisi nadasa bırakılmış; kimisi ekilmiş. Daha ileride sonsuz bir kır bembeyaz uzanıp gidiyor. Sonra yassı uzun dağlar alabildiğine uzuyor. Bu Orta Anadolu’nun dağları hep böyle…
# Dikkatle incelediğimizde parçada görselliğin ön planda olduğunu görüyoruz. “Ova, ağaçlar, tarlalar, dağlar” göz önünde canlanacak biçimde aktarılmış. Dolayısıyla bu parçada betimleme tekniğinden yararlanılmıştır.
Örnek: Çizgiler halat gibi kabarık, katmer katmer bir yüz… Kızıl, esmer bir ten… Kırlaşmaya başlamış, bakımsız, sert, kumral saçlar altında dar fakat çıkıntılı bir alın… Dağınık kumral kaşlar altında açık kahverengi gözler… Göz bebekleri pırıl pırıl. Hırçın, biraz da korkutucu bakışlar… Fakat bütün bu hırçın görünüşün altında merhametli bir yürek vardır.
# Bu parçada sözü edilen kişinin “yüzü, gözleri, saçları, alnı” sanki bir resim tablosu gibi ayrıntılı bir biçimde sunulmuştur. Görsellik son derece belirgindir. Dolayısıyla bu parçada da betimleme yapılmıştır.
3. Açıklama
Okuru aydınlatmak, bilgilendirmek için başvurulan bir anlatım biçimidir. Çoğunlukla, öğretici yazılarda kullanılan açıklamada, yalın ve anlaşılır bir söyleyiş ön plana çıkar. Ayrıca bu anlatım tekniğinde daha çok, nesnel ifadeler yer alır. Makalelerde, ders kitaplarında, ansiklopedilerde açıklama tekniğinden yararlanılır.
Örnek: Çevrenin endüstri artıklarıyla kirlenmesi sonucu, doğa dengesi gittikçe bozulmaktadır. ‘İnsan’ denilen türün ortaya çıkmasıyla ve özellikle teknolojik dönemde, fiziksel çevre hızla değişmektedir. Ancak türlerin yeni ortama uyum yapabilme hızları, bu hızın çok gerisinde kalmaktadır. Bunun sonucu olarak da kimi türler tükenmekte ya da tükenme tehlikesiyle yüz yüze gelmektedir.
# Bu paragrafta “endüstri atıklarının çevreye olumsuz etkileri” ile ilgili bilgiler verilmiştir. Görüldüğü gibi yazar, düşüncelerini nesnel ifadelerle aktarmıştır. Dolayısıyla burada açıklama tekniğinden yararlanılmıştır.
4. Tartışma
Yazarın, bir düşüncenin yanlışlığını ortaya koymak için kullandığı anlatım tekniğidir. Tartışmada, yazar öncelikle benimsediği, yanlış bulduğu düşünceyi belirtir.
Sonra da bu düşüncenin hatalı yönlerini ortaya koyarak kendi düşüncesini kanıtlamaya çalışır. Bu yüzden tartışma tekniğinin kullanıldığı parçalarda karşılıklı konuşma havası vardır.
Örnek: Tutturmuşlar, sanatçı okurun düzeyine inmeli, yapıtlarını okurun istediği doğrultuda ortaya koymalı diye. Öncelikle sanatçının böyle bir zorunluluğu yok. Okurun düzeyine neden insin ki sanatçı? Biraz da okur kendini zorlasın, sanatçının kendince ortaya koyduğu yapıtı anlamak için. Eğer sanatçı, hep okuru hesaba katar ve ona göre yapıt üretirse, sanatçının sanat yaşamında ilerleme görülmez. Bu da ister istemez genel sanata yansıyacaktır.
# Sanatçı bu paragrafta benimsemediği “sanatçıların, okurun düzeyine inmesi gerektiği” düşüncesini ortaya koymuştur. Sonra da bu düşüncenin yanlışlığını kanıtlamaya çalışmıştır.
“Öncelikle sanatçının böyle bir zorunluluğu yok. Neden sanatçı, okurun düzeyine insin ki?” cümlelerinden de anlaşılacağı üzere parçada karşılıklı konuşma havası vardır. O halde bu parçada tartışma tekniğine başvurulmuştur.