Simgecilik (Sembolizm)
Simgecilik (Sembolizm) özellikle şiirde, biraz da tiyatroda görülen sanat eğilimi (ilkin 1885’e doğru Fransız edebiyatında görülür).
Romantizme tepki olarak doğan, gerçekçiliğin şiire uygulanışı diye tanımlanan Parnasizm’in belirgin ilkelerine karşıt bir tutumdur. Charles Baudelaire (1821- 1867), biçim özeni bakımından Parnasyenlere yakın gibi görünürse de ses olanaklarının zenginliği, konularının çarpıcılığıyla başlamakta olan simgecilik akımına temel sayılır: “İnsan doğada sembol ormanlarından geçer; onu bildik bakışlarla gözleyen…” (Correspondances şiiri). Simgecilik istiareleri zenginliğinin yarattığı simgeleri, duyguları en uyumlu ses etkileriyle iletmede kullanan sanatçıların eğilimidir.
Stephan Mallarme şöyle der: “Bir nesneyi adıyla anmak, yavaş yavaş bulma yoluyla doğacak şiir tadının üçte ikisini ortadan kaldırmaktır.” Böylece imgeler zenginliği başlar, en dikkatli ses olgunluğuyla birlikte: “Her şeyden önce müzik”. İlk yadırgılardan sonra Jean Moreas’ın koyduğu adla simgecilik, yalnız Fransa’da değil, başka ülkelerde de, Schopenhauer’in felsefesinden de etkilenerek, öznel bir şiir akımı olarak güçlenir, 19. yüzyılı sonuçlandırır. Böylece yeniden bir etki-tepki ilişkisi yürürlüğe girmiştir.
ÖZELLİKLERİ
- Pozitivizmin edebiyattan uzaklaştırdığı düşler, gizler, bilinmezlikler bu kez başlıca konu olur.
- Sanatçı, iç dünyasının derinliklerini, gizli dileklerini serer. Onun için müzik etkisi bırakan bir dize ve biçim dikkatine yönelir.
- Anlam gittikçe kapanır, sözler soyutlanır, yorum olanakları sonsuzdur.
TEMSİLCİLERİ
Fransız şiirinde simgecilik akımının en önde gelenleri:
- Mallarme (1842-1898), Paul Verlaine (1844-1896), Arthur Rinıbaud (1854- 1891), Henri de Regnier, Jean Moreas, Jules Laforgue, Fransızca yazan Belçikalı sanatçı Maurice Maeterlinck, Emile Verhaeren.
Türk Edebiyatındaki Temsilciler:
Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cenap Şahabettin , Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dranas.
Kaynak: Alfabetik Okul Ansiklopedisi -GÖRSEL YAYINLAR 1998