Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler Konu Anlatımı

Eş Anlamlı Kelimeler

“Vitrinde çok güzel elbiseler vardı.”

“Ağabeyinin küçülen giysilerini giyiyordu hep.”

cümlelerinde yer alan “elbise” ve “giysi” sözcükleri aynı anlamı karşılamaktadır. Bu sözcükler gibi, yazılışları farklı olup aynı anlamı karşılayan sözcüklere “anlamdaş (eş anlamlı) sözcük” denir.

Öğrenci-talebe, beyaz-ak, şans-talih, eleştiri-yergi” sözcükleri de aynı anlamı karşıladığından eş anlamlıdır.

# Eş anlamlı sözcükler, aynı anlamı karşılasa bile her zaman birbirinin yerine kullanılamaz.

“Kara sözcüğünün anlamdaşı “siyah” sözcüğüdür. Ne var ki “Kara haber tez duyulurmuş.” cümlesindeki “kara” sözcüğünün yerine eş anlamlısı olan “siyah” sözcüğünü kullanamıyoruz. “Siyah haber tez duyulurmuş.” biçiminde söylediğimizde cümlenin anlamının bozulduğunu görüyoruz.

Bir sözcük, farklı cümlelerde aynı anlamı karşılayacak biçimde kullanılabilir; bazen de farklı anlamlar kazanabilir.

“Bahçe kapısı büyük bir gürültüyle açıldı.

“Salonun penceresi açılınca içeriye temiz hava girdi.”

cümlelerinde “açılmak” sözcüğü “kapalı bir şeyi açık hale getirmek” anlamında kullanılmıştır. Bu cümlelerde yazılışları aynı olmasına rağmen anlamlar da aynıdır.

“Bu ay fazla açıldık, önümüzdeki ayı zor geçireceğiz.” cümlesindeki “açılmak” sözcüğü ise yukarıdaki cümlelerdeki kullanımından farklıdır. Burada “fazla harcama yapmak, borçlanmak” anlamında kullanılmıştır.

Yakın Anlamlı Kelimeler

Kimi sözcükler eş anlamlı olmasalar da birbirlerine yakın anlamlar içerir.

# “Garanti, güvence, teminat” kelimeleri anlamdaş gibi gözükse de ufak da olsa anlam farklılığı olduğu için yakın anlamlı kelimelerdir.

“Bu güzel elbiseyi çok az bir para ödeyerek almış.”

“Mağazasını kapatacağı için ürünleri düşük fiyattan satıyor.”

cümlelerinde geçen “az” ve “düşük” sözcükleri tek başlarına düşünüldüğünde aynı anlamı karşılamadığından eş anlamlı değildir. Yukarıdaki cümlelerde bu sözcükler, “gerçek değerinin altında, umulandan daha eksik” anlamını taşıdığından yakın anlamlıdır.

# “Şoför, büyük bir sorumluluk taşıdığını söyledi.”

“Kabahati olmadığı halde suçluluk duyuyordu.”

cümlelerinde “taşımak” ve “duymak” sözcükleri “hissetmek” anlamında kullanılmıştır. Bu sözcükler, tek başlarına aynı anlamı karşılamazlar, yukarıdaki cümlelerde aynı anlamı karşılayacak biçimde kullanılmıştır. Dolayısıyla “taşımak” ve “duymak” sözcükleri eş anlamlı değil, yakın anlamlıdır.

Bir yanıt yazın 0

Your email address will not be published. Required fields are marked *